• İletişim
    FSM Bulvarı Cumhuriyet Mah. Yağmur Sok. Elmasevler Sit C Blok D: 4 Nilüfer / BURSA
  • Telefon
    0(224) 451 6551

Vajinismusn nedenleri nelerdir?

Vajinismusa sebep olan nedir ? sorusunu düşünüp araştırmaya başlamak ve bu sorunla ilgili bilgi edinmeye çalışmak, çözüme giden yolda atılacak en önemli adımlardan biridir ve bu sebeple sizi tebrik ederek başlamak isteriz. İnsan biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlıktır. Bireye dair her türlü problemi sağlık açısından bu üç boyutta inceler ve sağlıklı bireyi değerlendirirken yine bu 3 boyuta bakarız. En basit olarak bir baş ağrımız olduğunu varsaydığımızda bunun sebebi, o gün eşimizle yaşadığımız olumsuz bir durumdan(psikolojik), yüksek tansiyondan(biyolojik) veya stresli veya gürültülü iş ortamından(sosyal/çevresel) kaynaklanabilir.

Vajinusmusun nedenlerine baktığımızda da yine aynı üçlü tabloyu görebiliriz. Biyolojik nedenler çok nadirde olsa vajinusmusa sebep olabilirler. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği ( CİSED) ; vajinismusu bulunan 100 danışanyla yapığı bir araştırmada 10 danışanda fiziksel belirtileri destekleyen örnekler bulmuştur.  Bu etmenler eski amiliyatları (örn. Vajinal histerektomiler), epizyotomiyi, atforik vajenitleri vb şeklinde jinekolojik olarak araştırıp bilgi edinebileceğiniz durumları içermektedir.

Bizler bu rahatsızlığın psiko-sosyal boyutuyla ilgilenmekteyiz. Vajinismuslu çoğunlukla derinlerde, bilinç dışı, kaygı ve korku gibi olumsuz durumlarla ilişkilendirilmektedir. Genellikle bu durum sadece bir nedenden kaynaklanmamakta birçok deneyim ve duygunun bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Her durumda geçerli olan neden farklı olmasına rağmen, onlara yardımcı olabilmek için bozukluğa ilişkin gerçek nedeni belirlemek vajinusmulu kadınların tedavi süresi açısından oldukça önemlidir. Vajinismusun en sık görülen nedenleri arasında psikolojik kaygılar ağır basmaktadır. Küçük bir kızken öğrenilen veya irade dışı kodlanan “cinsellik kötüdür”, “kızlık zarı çok değerli ve korunması gereken bir şeydir” düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında özellikle bizim kültürümüzde önemli bir yer tutar.

Geniş bir çerçeve bu nedenleri sıralarsak;

İlk denemelerde acı duyma: Daha önceki cinsel deneyimlerde kadının canı yanmışsa veya bir zedelenme olmuşsa istem dışı bir korunma biçimi olarak vajinismus geliştirebilir. İlk deneyimlerde erkeğin aceleciliği, cinsel tecrübe eksikliği kaygıları, cinsel bilgi eksikliğinden yada hoyratlığından bu gibi durumlar yaşanabilir fakat bunlar çözümsüz değildir.

Cinselliği değersizleştiren ve aşağılayan bir aile yada sosyal çevre: Yapılan araştırmalarda vajinismusu olan kadınların ailelerinde cinselliğin çok fazla konuşulmadığı görülmüştür. Bu ailelerde anne ve baba birbirlerine olan sevgilerini çocuklarının önünde çok fazla göstermezler birbirlerine sarılmaz, öpmez, bedensel temasta bulunmazlar. Televizyonda cinsellik içeren bir sahne çıktığında kanalı değiştirir, kapatır veya çocuklarının gözlerini kapatır veya kapatmasını söyleyebilirler. Bu gibi yaklaşımları yakın akraba veya komşu evlerinde de deneyimlenebilmektedir. Cinsellikle ilgili bir soru sorulduğunda, kendi geldiği kültürden, aile tutumundan ya da cinsel eğitim bilgisizliğinden ayıp, günah yasak kavramlarıyla çocuklarının cinselliğe karşı negatif tutumlar geliştirmelerine sebep olabilen aile ve sosyal çevrede yetişen kadınlar evliliğin gerektirdiği yakınlığı göstermezler ve cinsel yaşamla yüz yüze geldiklerinde kriz yaşayabilirler.

Zayıf güçsüz anne-Baskıcı/otoriter/şiddet uygulayan baba:  Anneyi cinsel bir obje olarak gören, sürekli cinsel ilişki için zorlayan, otorite saplantısı olan, baskın olmak ve söz dinletmek için ceza uygulayan, alkolik, şiddet uygulayan babalar ya da kızını baba dayağından koruyamayan ve bu durumlara maruz kalan annelerin var olduğu bir evde yetişmiş kız çocuğu; anneyi zayıf bir kadın modeli olarak, evliliği ise kocanın karısını istismar ettiği ve kullandığı bir durum olarak algılayabilir. Vajinusmuslu kadın ise bilinç dışı bir şekilde eşini babasının yerine koyabilir ve ilişki evlilik modeli kadının cinsel ilişkiye zorlandığı ve şiddet gördüğü bir durum olarak bilinçaltında kodlanabilir. Böyle bir durum içindeki kadın, erkek egemen bir topluma başkaldırmak, bu duruma bir isyan olarak cinsel ilişkiyi ret etmesi oldukça sık görülen bir durumdur.

Cinsel şiddet ve taciz: Vajinusmuslu kadınlarda literatürdeki araştırmalar ve bulgular doğrultusunda şiddet, tecavüz, ensest, deneyimi veya  tacize maruz kalma öyküsü saptanmıştır ve bir çok kadın bunların vajisnismusa neden olduğunu farkındadır.

Cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama:  Vajinismuslu kadınlar cinsel organlarına bakamaz, dokunamaz, bundan iğrenir ve utanç duyarlar. Bunun sebebi yine annelerinden ve çevrelerinden modelleyerek, duyarak ve korkutularak öğrendikleri yanlış cinsel bilgilerdir.

İstemeden evlendirilme, eşini sevmeme, eşle uyumsuzluk ve iletişim problemleri: Eşler arasındaki sorunlar, çatışmalar, sevgisizlik başta vajinusmus olmak üzere bir çok cinsel sorunun ortaya çıkmasında rol oynar.

Olumsuz dini ve ahlaki şartlanma:  cinsellik hakkında konuşmanın günah olduğunu düşünen, iyi bir kızın bu konularla ilgilenmemesi gerektiğini vurgulayan ahlaklı kadın cinsellikten konuşmaz tabularına sahip olan ailelerin kaldırabileceğinden yüksel dini cinsel bilginin verilmesi, ileride  cinsel ilişkilerinde sorumluluk alamayan, cinselliği bir günah, sıkıntı kaynağı olarak gören, acaba pis, çirkin ayıp bir şey mi yapıyorum gibi düşünceler arasında git geller yaşayan ve her türlü cinsel ilişki girişimden suçluluk ve utanç duyan kadınlar yetişmesine sebep olabilir.

Kızlık zarını yitirme korkusu: diğer toplumlarda çok görülmemekle birlikte ülkemizde kızlık zarı kavramı hala oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Kızlık zarı, bekaretin, masumluğun, temizliğin, namusun bir göstergesidir ve korunmasına önem verilir. Çocukluğundan beri kızlık zarının özenle korunması öğretilmiş bir kadın, evlendiği zaman bile, bilinçdışı olarak sahip olduğu bu değerli şeyi kaybetmek istemeyebilir. Çünkü bu saflığın, masumiyetin, temizliğin kaybedilmesidir.

Cinsel tabular, yanlış bilgiler, inanışlar: halk arasında, argoda yerleşmiş “kızlık zarının yırtılması, patlaması, delinmesi, kanaması” gibi bazı yerleşmiş kelimeler kızları kaygılandırır ve korkutur. İlk gece ağrıları, dayanılmaz acılar, devam eden günlerde oturamayacak ve yürüyemeyecek kadar şiddetli durumların yaşandığı gibi efsaneler, penisin vajinaya giremeyecek kadar büyük olduğu ve hatta kendi vajinasının diğer kadınlarınkinden küçük olduğu gibi inanışlar, mastürbasyonun ve kadının kendi bedenini tanımasını engelleyen, cinsel duyguların ifadesini ayıp sayan, cinselliği erkeğin istediği kadınların zorla katlanması gerektiğini telkin eden cinsel tabular, yanlış bilgiler ve hurafeler vajinusmusun gelişimde önemli bir yer tutar.

Pasif bağımlı eş:  Vajinismuslu kadınların eşlerinin, cinsel deneyimleri az veya evlilik öncesi başka kadınlarla cinsel deneyimi sınırlı, pasif, bağımlı, aşırı düşünceli, cinsel anlamda girişken olmayan, kolay vazgeçen ve eşleriyle bilinçdışı anlaşma biçimde cinsel birleşmeden kaçınan kişiler olduğu Cinsel Sağlık Enstitüsü’nün yaptığı araştırmalarda belirtilmektedir. Vajinismuslu bir kadın ve pasif bağımlı erkeğin birlikteliğinde her iki tarafta saldırganlıktan korkar ve cinsel birleşmeden kaçınırlar ve cinsel birleşme sürekli ertelenir. Bu durum ikisinin de sesiz yaptığı bir anlaşma gibidir ve korkularından kaygılarından kaçmak için ideal bir durumdur. Bu sessiz anlaşma, ancak çevrenin ve eşlerin çocuk isteği ile bütün medyumlar, falcılar ve hocalar dolaşıldıktan sonra bir tedavi arayışı ile bozulur.

Başarısızlık korkusu ve performans kaygısı: Kadın “başarısız olacağım, yeteri kadar güzel, yeteri kadar zayıf değilim, eşimi tatmin edemeyeceğim”, düşünceleri ile yaşadığı yoğun kaygı sonucu vajinusmus ortaya çıkabilir.

Gebelik korkusu: gebelik korkusu ise sıklıkla cinsel birleşme korkusu gibi bebeğin vajinadan geçerken kendilerine zarar vereceği inancına dayanmaktadır. Doğum yapmaktan korkan kadın cinsel ilişki sırasında hamile kalma korkusu ile istemsiz bir şekilde kasılabilir.

Eşcinsel özdeşleşme:  Kadın kendi cinsi ile değil de karşı cinle özdeşim kurup, karşı cinse  bir istek ve arzu duymayışı nedeniyle cinsellikten kaçmak için bilinç dışı bir şekilde vajinusmus geliştirebilir.

Bu nedenleri çoğaltıp genişletebiliriz aşağıda maddeler halinde eksik kalan nedenleri de sıralamaya çalıştık. Fakat unutulmaması gereken esas nokta “sebebi ne olursa olsun vajisnusmusun üstesinden gelmek mümkündür!”

  • Ağrı eşiğinin düşük olması
  • Vajinal kayganlıkla ilgili problemler
  • Cinsel isteksizlik ve cinsel uyarılmada problemler
  • Cinsel organın giriş yerinin bilinmemesi
  • Bilinçdışına itilmiş bir düşünce yada duygunun psikosomatik etkisi
  • Ağrılı bir jinekolojik muayene
  • Çocuklukta çok fazla makattan fitil kullanılması
  • Güven eksikliği
  • Çocuklukta şok edici cinsel görüntüye maruz kalmak
  • Taciz eden bir partnerin olması
  • Medikal/fiziksel durumlardan kaynaklanan acılı birleşme

Vajinismus nedenleri

Vajinismus, Kadın bedeninin penis vajina birlikteliğini içeren cinselliği reddedişidir. Evlilikle birlikte cinsel yaşamın önündeki tüm yasakları kaldıran çiftler, cinsel ilişkiye girememe sorunuyla karşılaştıklarında önce hayal kırıklığı yaşarlar.

Önceleri kendiliğinden sorunun düzeleceği düşünülür. Kendi haline bırakılır. Zamanla bir sorun olduğu fikri üzerinde yoğunlaşılmaya başlanır. Çoğunlukla vajinismus danışanlığı konusunda pek bilgisi olmayan çiftin, internette araştırma yaptıkları bilinmektedir. Vajinismus danışmanlığı nasıl yapılır konusunda araştırmaya girişen vajinismus çiftleri, vajinismus çözüm önerileriyle karşılaşırlar.  Ancak vajinismus danışmanlığıni sürekli erteleyen çiftler yıllarca cinsel ilişşkiye girmeden yaşamaya devam ederler. Vajinismus hamile kalabilir mi sorusunu sıklıkla merak ederler. Ancak hamile kalmaktan çok, cinsel ilişkiye girmek için cinsel terapi merkezi arayışını ertelemeye devam ederler. Bunun için uzman psikolog doktorları bulmak ve iyileşmek daha doğru bir arayış olmalıdır.

Hızlı ve mucize tedavi arayışları nedeniyle sıklıkla şu yöntemleri denerler; kızlık zarının ameliyatla aldırılması, anestezi altında cinsel ilişki yaşamak, botoks uygulamaları, ya da tek seanslık yöntemleri ararlar. Ancak bu yöntemler vajinismus danışanları için yararsız yöntemlerdir ve hayal kırıklığı ile sonuçlanır.

Sebebi ne olursa olsun vajinismus tedavi edilebilen bir danışanlıktır. Ve çözümü vajinismus terapisidir. Cinsel yaşamın penis vajina birlikteliği şeklinde yaşanmaması ilişkilerde olumsuzluklara yol açabilmektedir. Aldatma, duygusal ve fiziksel şiddet, saygısız davranışlar, duygusal tatminde azalma, eziklik ve suçluluk hisleri sıklıkla gözlenir.

Farklı vajinismus hikayelerinin ortak özelliklerine bakıldığında vajinismus nedenleri arasında en çok şunlar özellikleri dikkati çekmektedir. Vajinismusa yol açan en önemli etkenler; çocukluklarından bu yana cinsellikle ilgili hiç bilgi verilmemiş ya da yanlış bilgilendirilmiş olması, cinsellikle ilgili herşeyin ayıp ya da yasak, günah olarak öğretilmesi, algılanması, cinsel mit denilen aslı olmayan bilgilere sahip olunması denilebilir.

Vajinismusun Nedenleri?

Vajinismusa sebep olan nedir ? sorusunu düşünüp araştırmaya başlamak ve bu sorunla ilgili bilgi edinmeye çalışmak, çözüme giden yolda atılacak en önemli adımlardan biridir ve bu sebeple sizi tebrik ederek başlamak isteriz. İnsan biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlıktır. Bireye dair her türlü problemi sağlık açısından bu üç boyutta inceler ve sağlıklı bireyi değerlendirirken yine bu 3 boyuta bakarız. En basit olarak bir baş ağrımız olduğunu varsaydığımızda bunun sebebi, o gün eşimizle yaşadığımız olumsuz bir durumdan(psikolojik), yüksek tansiyondan(biyolojik) veya stresli veya gürültülü iş ortamından(sosyal/çevresel) kaynaklanabilir.

Vajinusmusun nedenlerine baktığımızda da yine aynı üçlü tabloyu görebiliriz. Biyolojik nedenler çok nadirde olsa vajinusmusa sebep olabilirler. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği ( CİSED) ; vajinismusu bulunan 100 danışanyla yapığı bir araştırmada 10 danışanda fiziksel belirtileri destekleyen örnekler bulmuştur.  Bu etmenler eski amiliyatları (örn. Vajinal histerektomiler), epizyotomiyi, atforik vajenitleri vb şeklinde jinekolojik olarak araştırıp bilgi edinebileceğiniz durumları içermektedir.

Bizler bu rahatsızlığın psiko-sosyal boyutuyla ilgilenmekteyiz. Vajinismuslu çoğunlukla derinlerde, bilinç dışı, kaygı ve korku gibi olumsuz durumlarla ilişkilendirilmektedir. Genellikle bu durum sadece bir nedenden kaynaklanmamakta birçok deneyim ve duygunun bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Her durumda geçerli olan neden farklı olmasına rağmen, onlara yardımcı olabilmek için bozukluğa ilişkin gerçek nedeni belirlemek vajinusmulu kadınların tedavi süresi açısından oldukça önemlidir. Vajinismusun en sık görülen nedenleri arasında psikolojik kaygılar ağır basmaktadır. Küçük bir kızken öğrenilen veya irade dışı kodlanan “cinsellik kötüdür”, “kızlık zarı çok değerli ve korunması gereken bir şeydir” düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında özellikle bizim kültürümüzde önemli bir yer tutar.

Geniş bir çerçeve bu nedenleri sıralarsak;

İlk denemelerde acı duyma: Daha önceki cinsel deneyimlerde kadının canı yanmışsa veya bir zedelenme olmuşsa istem dışı bir korunma biçimi olarak vajinismus geliştirebilir. İlk deneyimlerde erkeğin aceleciliği, cinsel tecrübe eksikliği kaygıları, cinsel bilgi eksikliğinden yada hoyratlığından bu gibi durumlar yaşanabilir fakat bunlar çözümsüz değildir.

Cinselliği değersizleştiren ve aşağılayan bir aile yada sosyal çevre: Yapılan araştırmalarda vajinismusu olan kadınların ailelerinde cinselliğin çok fazla konuşulmadığı görülmüştür. Bu ailelerde anne ve baba birbirlerine olan sevgilerini çocuklarının önünde çok fazla göstermezler birbirlerine sarılmaz, öpmez, bedensel temasta bulunmazlar. Televizyonda cinsellik içeren bir sahne çıktığında kanalı değiştirir, kapatır veya çocuklarının gözlerini kapatır veya kapatmasını söyleyebilirler. Bu gibi yaklaşımları yakın akraba veya komşu evlerinde de deneyimlenebilmektedir. Cinsellikle ilgili bir soru sorulduğunda, kendi geldiği kültürden, aile tutumundan ya da cinsel eğitim bilgisizliğinden ayıp, günah yasak kavramlarıyla çocuklarının cinselliğe karşı negatif tutumlar geliştirmelerine sebep olabilen aile ve sosyal çevrede yetişen kadınlar evliliğin gerektirdiği yakınlığı göstermezler ve cinsel yaşamla yüz yüze geldiklerinde kriz yaşayabilirler.

Zayıf güçsüz anne-Baskıcı/otoriter/şiddet uygulayan baba:  Anneyi cinsel bir obje olarak gören, sürekli cinsel ilişki için zorlayan, otorite saplantısı olan, baskın olmak ve söz dinletmek için ceza uygulayan, alkolik, şiddet uygulayan babalar ya da kızını baba dayağından koruyamayan ve bu durumlara maruz kalan annelerin var olduğu bir evde yetişmiş kız çocuğu; anneyi zayıf bir kadın modeli olarak, evliliği ise kocanın karısını istismar ettiği ve kullandığı bir durum olarak algılayabilir. Vajinusmuslu kadın ise bilinç dışı bir şekilde eşini babasının yerine koyabilir ve ilişki evlilik modeli kadının cinsel ilişkiye zorlandığı ve şiddet gördüğü bir durum olarak bilinçaltında kodlanabilir. Böyle bir durum içindeki kadın, erkek egemen bir topluma başkaldırmak, bu duruma bir isyan olarak cinsel ilişkiyi ret etmesi oldukça sık görülen bir durumdur.

Cinsel şiddet ve taciz: Vajinusmuslu kadınlarda literatürdeki araştırmalar ve bulgular doğrultusunda şiddet, tecavüz, ensest, deneyimi veya  tacize maruz kalma öyküsü saptanmıştır ve bir çok kadın bunların vajisnismusa neden olduğunu farkındadır.

Cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama:  Vajinismuslu kadınlar cinsel organlarına bakamaz, dokunamaz, bundan iğrenir ve utanç duyarlar. Bunun sebebi yine annelerinden ve çevrelerinden modelleyerek, duyarak ve korkutularak öğrendikleri yanlış cinsel bilgilerdir.

İstemeden evlendirilme, eşini sevmeme, eşle uyumsuzluk ve iletişim problemleri: Eşler arasındaki sorunlar, çatışmalar, sevgisizlik başta vajinusmus olmak üzere bir çok cinsel sorunun ortaya çıkmasında rol oynar.

Olumsuz dini ve ahlaki şartlanma:  cinsellik hakkında konuşmanın günah olduğunu düşünen, iyi bir kızın bu konularla ilgilenmemesi gerektiğini vurgulayan ahlaklı kadın cinsellikten konuşmaz tabularına sahip olan ailelerin kaldırabileceğinden yüksel dini cinsel bilginin verilmesi, ileride  cinsel ilişkilerinde sorumluluk alamayan, cinselliği bir günah, sıkıntı kaynağı olarak gören, acaba pis, çirkin ayıp bir şey mi yapıyorum gibi düşünceler arasında git geller yaşayan ve her türlü cinsel ilişki girişimden suçluluk ve utanç duyan kadınlar yetişmesine sebep olabilir.

Kızlık zarını yitirme korkusu: diğer toplumlarda çok görülmemekle birlikte ülkemizde kızlık zarı kavramı hala oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Kızlık zarı, bekaretin, masumluğun, temizliğin, namusun bir göstergesidir ve korunmasına önem verilir. Çocukluğundan beri kızlık zarının özenle korunması öğretilmiş bir kadın, evlendiği zaman bile, bilinçdışı olarak sahip olduğu bu değerli şeyi kaybetmek istemeyebilir. Çünkü bu saflığın, masumiyetin, temizliğin kaybedilmesidir.

Cinsel tabular, yanlış bilgiler, inanışlar: halk arasında, argoda yerleşmiş “kızlık zarının yırtılması, patlaması, delinmesi, kanaması” gibi bazı yerleşmiş kelimeler kızları kaygılandırır ve korkutur. İlk gece ağrıları, dayanılmaz acılar, devam eden günlerde oturamayacak ve yürüyemeyecek kadar şiddetli durumların yaşandığı gibi efsaneler, penisin vajinaya giremeyecek kadar büyük olduğu ve hatta kendi vajinasının diğer kadınlarınkinden küçük olduğu gibi inanışlar, mastürbasyonun ve kadının kendi bedenini tanımasını engelleyen, cinsel duyguların ifadesini ayıp sayan, cinselliği erkeğin istediği kadınların zorla katlanması gerektiğini telkin eden cinsel tabular, yanlış bilgiler ve hurafeler vajinusmusun gelişimde önemli bir yer tutar.

Pasif bağımlı eş:  Vajinismuslu kadınların eşlerinin, cinsel deneyimleri az veya evlilik öncesi başka kadınlarla cinsel deneyimi sınırlı, pasif, bağımlı, aşırı düşünceli, cinsel anlamda girişken olmayan, kolay vazgeçen ve eşleriyle bilinçdışı anlaşma biçimde cinsel birleşmeden kaçınan kişiler olduğu Cinsel Sağlık Enstitüsü’nün yaptığı araştırmalarda belirtilmektedir. Vajinismuslu bir kadın ve pasif bağımlı erkeğin birlikteliğinde her iki tarafta saldırganlıktan korkar ve cinsel birleşmeden kaçınırlar ve cinsel birleşme sürekli ertelenir. Bu durum ikisinin de sesiz yaptığı bir anlaşma gibidir ve korkularından kaygılarından kaçmak için ideal bir durumdur. Bu sessiz anlaşma, ancak çevrenin ve eşlerin çocuk isteği ile bütün medyumlar, falcılar ve hocalar dolaşıldıktan sonra bir tedavi arayışı ile bozulur.

Başarısızlık korkusu ve performans kaygısı: Kadın “başarısız olacağım, yeteri kadar güzel, yeteri kadar zayıf değilim, eşimi tatmin edemeyeceğim”, düşünceleri ile yaşadığı yoğun kaygı sonucu vajinusmus ortaya çıkabilir.

Gebelik korkusu: gebelik korkusu ise sıklıkla cinsel birleşme korkusu gibi bebeğin vajinadan geçerken kendilerine zarar vereceği inancına dayanmaktadır. Doğum yapmaktan korkan kadın cinsel ilişki sırasında hamile kalma korkusu ile istemsiz bir şekilde kasılabilir.

Eşcinsel özdeşleşme:  Kadın kendi cinsi ile değil de karşı cinle özdeşim kurup, karşı cinse  bir istek ve arzu duymayışı nedeniyle cinsellikten kaçmak için bilinç dışı bir şekilde vajinusmus geliştirebilir.

Bu nedenleri çoğaltıp genişletebiliriz aşağıda maddeler halinde eksik kalan nedenleri de sıralamaya çalıştık. Fakat unutulmaması gereken esas nokta sebebi ne olursa olsun vajisnusmusun üstesinden gelmek mümkündür!”

  • Ağrı eşiğinin düşük olması
  • Vajinal kayganlıkla ilgili problemler
  • Cinsel isteksizlik ve cinsel uyarılmada problemler
  • Cinsel organın giriş yerinin bilinmemesi
  • Bilinçdışına itilmiş bir düşünce yada duygunun psikosomatik etkisi
  • Ağrılı bir jinekolojik muayene
  • Çocuklukta çok fazla makattan fitil kullanılması
  • Güven eksikliği
  • Çocuklukta şok edici cinsel görüntüye maruz kalmak
  • Taciz eden bir partnerin olması
  • Medikal/fiziksel durumlardan kaynaklanan acılı birleşme